Giriş Yada Kayıt

Forumumuza

mesaj göndermek

için,

üye iseniz buraya tıklayın

giriş yapın.

Üye değilseniz

buraya tıklayın

ve

üyelik işlemlerinizi yapınız.

Not: Giriş Yaptıktan Sonra Otomatik Kaybolacaktır!...


Paylaş
Önceki başlıkAşağa gitmekSonraki başlık
avatar
PRİME_MİNİSTER
Forum Admini
Forum Admini
<b>Cinsiyet</b>Erkek Yaş : 24
<b>REP GÜCÜ</b> REP GÜCÜ : 7259
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 761
<b>Kayıt Tarihi</b> Kayıt Tarihi : 17/09/09
<b>Doğum Tarihi</b> Doğum Tarihi : 01/01/93
<b>Nerden</b> Nerden : İstanbul
<b>İş/Hobiler</b> İş/Hobiler : Öğrenci
<b>Tuttuğu Takım</b>Fenerbahçe Taraftarıyım


Cüzdan Sistemi
Para Para: Sınırsız
Altın Altın: Sınırsız
http://asilforum.0forum.biz

Divan Edebiyatının Nazım Biçimleri Nelerdir

Bir Paz Mart 28 2010, 12:43
DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ


1. GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]in ilk beyti mutlaka kendi arasında uyaklı olur.Bu ilk beyte “matla”, son beyte ise “makta” adı verilir. Bir gazelin en güzel beytine “beyt-ül gazel”, şairin mahlasının bulunduğu beyte de “mahlas beyti” denir. [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]i arasında anlam birliği bulunan gazele “yek-âhenk”, aynı güç ve güzellikte beyitlerden oluşan gazele de “yek-âvâz” gazel adı verilir.

2. KASİDE: Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla belirli kurallar içinde yazılan uzun [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]dir. En az 33, en çok 99 beyitten oluşur. [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]nin en güzel beytine “beyt-ül kaside”, şairin mahlasının bulunduğu beyte de “taç-beyt” adı verilir.

3. [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]: Her beyti kendi içinde uyaklı uzun nazım biçimidir.Bir anlamda Divan edebiyatında manzum [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]in yazıldığı bir biçim olarak da tanımlayabiliriz.

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nın ünlü [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]i mesnevisi 25.700 beyitten oluşmuştur.

Mesneviler aşk, dini ve tasavvufi, ahlaki-öğretici, savaş ve kahramanlık, bir şehri ve şehrin güzelliklerini anlatma, mizah gibi türlü konularda yazılmıştır. Divan edebiyatında [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] ve hikaye gibi türler olmadığı için mesneviler bir bakıma bu türlerin yerini tutmuşlardır. On bölümden oluşur.Aynı şair tarafından yazılmış beş mesneviye “Hamse” adı verilir. Hamse sahibi olarak tanınmış önemli divan şairleri: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Taşlıcalı Yahya, Nev’i-zâde Atâi’dir.

4. KITA: Yalnız ikinci ve dördüncü dizeleri birbiriyle uyaklı iki beyitlik nazım biçimidir. Beyitler arasında anlam birliği bulunur. Pek çok konuda yazılabilir.

5. MÜSTEZAT: Gazelin özel bir biçimine denir. Uzun dizelere kısa bir dize eklenerek yazılır. Uzun ve kısa dizeler gazel gibi kendi aralarında uyaklanırlar. Kısa dizelere “ziyade” adı verilir.

BENTLERDE KURULAN NAZIM BİÇİMLERİ

1) RUBÂİ: Dört dizelik ve kendine özgü ayrı ölçüsü olan bir nazım biçimidir. Konusu daha çok dünya görüşüne ve şairin felsefi düşüncelerine yöneliktir.

Edebiyatımızda bu türün en başarılı son temsilcisi olarak Yahya Kemal gösterilmektedir.

2) TUYUĞ (TUYUK): Rubâi gibi dört dizelik bir nazım biçimidir. Edebiyatımızda en çok tuyuğ yazmış şair [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’dir. Bu biçim yalnızca Türk edebiyatına özgüdür. ([Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], İran edebiyatından geçmedir).

BİRDEN ÇOK DÖRTLÜKLER

1) MURABBA: Dört dizelik kıtalardan oluşur. Bent sayısı 3-7 arasında değişir. Her konuda yazılır.

2) ŞARKI: Genellikle aşk, içki, eğlence konularında yazılan dört dizelik nazım biçimidir. Biçim bakımından “murabba”ya benzer. Çoğunlukla bestelenmek için yazılır. Bu biçim de tuyuğ gibi yalnızca Türk edebiyatına özgüdür. “[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]” biçiminin yaratıcısı ve en güçlü şairi [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’dir.

NOT: Divan edebiyatında üçlü ya da daha çok mısralı bentlerden meydana gelmiş nazım şekillerinin genel adı MUSAMMAT’tır. Yani dört dizeden oluşan murabba, şarkı gibi biçimlerin; beş dizeden oluşan tahmis, taştir, tardiyye gibi biçimlerin ya da altı veya daha çok dizeden oluşan biçimlerin tümünün üst başlığı MUSAMMAT’tır.

TERKİB-İ BENT: Bentlerle kurulan bir nazım biçimidir. Her bent, sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur. Bendin son beytine “vasıta beyti” denir. Terkib-i bentte vasıta beyti her beytin sonunda değişir ve vasıta beyti mutlaka kendi içinde uyaklı olur.

Terkib-i bentlerde genellikle talihten ve hayattan şikayetler, dini, tasavvufi, felsefi düşünceler anlatılmış, toplumsal yergi niteliğinde eleştirilere yer verilmiştir.

TERCİ-İ BENT: Biçim bakımından terkib-i bente benzer ; ancak vasıta beyti her bendin sonunda değişmez ve aynen tekrarlanır. Konularında daha çok Tanrının gücü, evrenin sonsuzluğu, doğanın ve yaşamın karşıtlıkları vardır.
DİVAN EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ


  • TEVHİT VE MÜNACÂT: Tanrının birliğini ve yüceliğini anlatan [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]e tevhit, Tanrıya yapılan yalvarış ve yakarışları anlatan şiirlere de münacât denir. Daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.


  • NAAT: Hz. Muhammed’i övmek için yazılan şiirlere denir. Bunlar da daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.


  • MERSİYE: Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak için yazılan şiirlerdir. Genellikle terkib-i bent biçimiyle yazılmıştır. (Bu türün, Eski Türk Edebiyatı’ndaki adı sagu, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’ndaki adı ise ağıttır).


  • METHİYE: Bir kimseyi övmek için yazılan şiirlerdir. Bunlar da genellikle kaside biçiminde yazılmıştır.


  • HİCVİYE: Bir kimseyi yermek için yazılan şiirlerdir.


  • FAHRİYE: Şairlerin kendilerini övmek amacıyla yazdıkları şiirlerdir.


NOT: Divan edebiyatında bir şairin şiirine, başka bir şair tarafından aynı ölçü, uyak ve redifle yazılan benzerine “Nazire” denir. Bu, nazire yazan şairin diğer şaire karşı duyduğu saygı ve beğeniden ileri gelmektedir. Edebiyatımızda bu türde de pek çok ürün verilmiştir.


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

avatar
PRİME_MİNİSTER
Forum Admini
Forum Admini
<b>Cinsiyet</b>Erkek Yaş : 24
<b>REP GÜCÜ</b> REP GÜCÜ : 7259
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 761
<b>Kayıt Tarihi</b> Kayıt Tarihi : 17/09/09
<b>Doğum Tarihi</b> Doğum Tarihi : 01/01/93
<b>Nerden</b> Nerden : İstanbul
<b>İş/Hobiler</b> İş/Hobiler : Öğrenci
<b>Tuttuğu Takım</b>Fenerbahçe Taraftarıyım


Cüzdan Sistemi
Para Para: Sınırsız
Altın Altın: Sınırsız
http://asilforum.0forum.biz

Geri: Divan Edebiyatının Nazım Biçimleri Nelerdir

Bir Paz Mart 28 2010, 12:45
DİVAN EDEBİYATININ ÖNEMLİ ŞAİR VE YAZARLARI


HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır.
MEVLANA : XIII.yüzyılda yaşamıştır. Birkaç Türkçe beyit dışında, tüm şiirlerini Farsça ile yazan ünlü tasavvuf şairidir. Oğlu Sultan Veled de tasavvufi konuları işleyen bir şair olarak bilinir. Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mektubat, tanınmış eserleridir.


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]: Çağatay lehçesinin en güzel örneklerini veren şair 15. yüzyılda yaşamıştır. [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] adlı eserinde Türkçe’nin Farsça’dan daha üstün bir dil olduğunu savunmuştur. Hamsesi vardır. Anadolu dışında Türkçe şiir yazan ilk şairdir.

ŞEYHİ:15. yüzyılda yaşamıştır. “Harnâme” adlı eseri edebiyatımızda ilk fabl türü eser olarak bilinmektedir. Mesnevi alanında başarılı olmuştur.

SÜLEYMAN ÇELEBİ: 15. yüzyılda yaşamıştır. Hz. Muhammed için yazdığı Vesilet-ün-Necat (mevlit) adlı mesnevisiyle tanınmış bir şairdir. (İslam edebiyatında Hz. Muhammed’in hayatını anlatan eserlere SİYER denir).

FUZÛLİ: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] 16. yüzyılın en güçlü şairlerindendir. Arapça, Farsça, Türkçe divanı olan tek şairdir. Eserlerini Azeri lehçesiyle yazmıştır. Divan edebiyatının en lirik şairi olarak kabul edilmektedir. Ona göre yaşamın anlamı acı çekmekle özdeştir. Platonik bir aşk arayışı vardır. Din dışı konularda yazmakla birlikte tasavvuftan da etkilendiği bilinmektedir. Kendisine bağlanan maaşı almasında güçlük çıkaran memurları şikayet etmek için yazdığı “Şikayetnâme” adlı mektubu edebiyatımızdaki en ünlü yergilerden biridir.

Divanlarından başka bir naat olan “Su” kasidesi, Leyla vü Mecnun mesnevisi, Peygamber ailesini anlattığı Hadikat-üs-Süeda’sı Şah İsmail ile II:Bayezid’i karşılaştırdığı Beng ü Bâde’si ve tıp bilgisini sergilediği Sıhhat ve Maraz’ı en tanınmış eserleridir.

BÂKİ: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.],16. yüzyıl şairlerindendir. Döneminde “şairler sultanı” olarak tanınmış ve saratın bütün olanaklarından yararlanmıştır. İyi bir medrese eğitimi gördüğü bilinmektedir.

Dünya nimetlerinin hepsinden yararlanma anlayışındadır. Kanuni’nin ölümü üzerine yazdığı mersiyesi çok tanınmıştır. Divanı vardır.

NÂBİ: 17. yüzyıl şairlerindendir. Divan edebiyatında didaktik şiirler yazmasıyla bir yenilik olarak kabul edilmektedir. Din, töreler ve sosyal yaşamla ilgili öğütler verir.

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nin Divan’ından başka Hayriye, Hayrâbâd adlı iki didaktik eseri, gezi notlarını içine alan Tuhfet-ül Harameyn’i ve Münşeat adlı eserleri vardır.

NEFİ: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] , 17. yüzyıl şairlerindendir. Edebiyatımızdaki en ünlü kaside şairi olarak bilinir. Övgülerindeki ve yergilerindeki aşırılıklarıyla ünlüdür. Yazdığı hicviyelerindeki aşırılık boğdurulmasına neden olmuştur. Hayal gücü çok zengin olan Nefi’nin somut benzetmelerden yararlanması da belirgin bir özelliğidir. Türkçe ve Farsça divanı olan Nefi’nin ayrıca hicviyelerini topladığı Sihamı-ı Kaza adlı bir eseri de vardır.

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]: 18.yüzyıl şairlerinden olan [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], Lale Devri’nin şairi olarak bilinir. Eserlerinde aşk, içki, zevk ve sefayı işler. “Mahallileşme akımı”nın önderi olan şairin Halk edebiyatından da etkilendiği bilinmektedir. Şiirlerinde halkın ağzından alınma [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] olduğu gibi, halkın konuşma diline de oldukça yaklaşmıştır. Samimi ve içten bir söyleyişi olan Nedim, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]ıyla tanınmıştır. Divan şiirindeki klişeleri (mazmunları) bir ölçüde yıkmış olan şairin Divan’ı vardır.

ŞEYH GALİP: Divan edebiyatının 18.yüzyılda yaşamış son büyük şairidir. Galatasaray Mevlevihanesinde şeyhlik yapmıştır. Nabi’nin “Hayrâbâd”ına nazire olarak ve [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nın mesnevisinden etkilenerek yazdığı “Hüsn-ü Aşk” adlı meşhur mesnevisinde, tasvvuf konusundaki düşüncelerini ortaya koyar. Bu eserinde allegorik (sembolik) bir anlatım kullanan şair hayal gücünden ve masal ögelerinden de yararlanmıştır.

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]: (17.yy) [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]ni veren yazar, usta bir gözlemcidir. Elli yıllık bir süre içinde gezdiği yerleri konuşma diline yakın bir dille anlatmıştır. Anlatımında abartılı olmakla birlikte, Divan nesrinin kalıplarını da kırmıştır. 10 ciltlik “[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]” adlı eseri çok tanınmıştır.

NOT: Divan edebiyatının nesir yazarı olarak tanınan diğer önemli [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]ı şunlardır:

SİNAN PAŞA: (15.yy) Tazarrunâme adlı süslü nesri ile tanınır.

MERCİMEK AHMET: (15.yy) Farsça’dan çevirdiği Kabusnâme adlı eseriyle tanınır.

NAİMÂ: (17.yy) Kendi adıyla anılan (“Naima Tarihi”) adlı tarih eserinin yazarıdır.

KATİP ÇELEBİ: (17.yy) Batılıların Hacı Kalfa dedikleri yazar ve düşünürdür. Arapça, Farsça, Fransızca, Latine bilen yazarın tarih, coğrafya, matematik konularında yazılmış eserleri vardır.


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

avatar
PRİME_MİNİSTER
Forum Admini
Forum Admini
<b>Cinsiyet</b>Erkek Yaş : 24
<b>REP GÜCÜ</b> REP GÜCÜ : 7259
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 761
<b>Kayıt Tarihi</b> Kayıt Tarihi : 17/09/09
<b>Doğum Tarihi</b> Doğum Tarihi : 01/01/93
<b>Nerden</b> Nerden : İstanbul
<b>İş/Hobiler</b> İş/Hobiler : Öğrenci
<b>Tuttuğu Takım</b>Fenerbahçe Taraftarıyım


Cüzdan Sistemi
Para Para: Sınırsız
Altın Altın: Sınırsız
http://asilforum.0forum.biz

Geri: Divan Edebiyatının Nazım Biçimleri Nelerdir

Bir Paz Mart 28 2010, 12:46
TASAVVUF FELSEFESİ

Tanrı nedir? Evrenin oluşu nasıldır? Biz neyiz? Niçin geldik dünyaya? Yaşamımızın anlamı, var olmanın aslı, gerçek, başlangıç ve son nelerdir? Bu ve bunun gibi fizik ötesi sorulara cevap vermeye çalışan düşünüş yoluna [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] denir. [Vahdet-i Vücut (Varlığın Birliği) Teorisi].

Bu düşünüşe göre Tanrı tek varlıktır. (Vücud-i Mutlak). Aynı zamanda tek güzelliktir (Hüsn-i Mutlak).

Tek varlık olan Tanrı kendisini görecek gözler, sevecek gönüller istemiş ve kainat olarak tecelli etmiştir.

Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir. Ayna varlığın çeşitli görüntülerini yansıtır.

O halde, evren ve tüm insanlar Tanrı’nın bir görüntüsüdür. Öyleyse insanlar arasında renk, inanç, dil, ırk...gibi ayrımlar yapmak anlamsızdır.

Bütün görüntülerde “Varlık” ve “Yokluk” ögeleri bir aradadır. İnsan dünyaya bağlı tutku ve zevklerini yok ederek “Varlık” ögesini geliştirir. Bunun yolu da tekkelerden (tarikatlar) geçer. Burada insan sıkı bir eğitimle dünya nimetlerinden vazgeçerse, sonunda özü olan Tanrı’ya kavuşabilir. Bu da gerçek aşktır. İnsanların birbirlerine duyacakları aşk ise mecazdır. Bu, kişiyi Tanrı’dan uzaklaştırır. “Bir hırka, bir lokma” insana yetmelidir. Tekkelerde bu yolla Tanrı’ya ulaşan insan sonunda “Enel Hak” (“Ben Tanrı’yım”) derecesine varır. Bu kişilere “İnsan-ı Kâmil” ya da “Ermiş” denir.
DİVAN EDEBİYATI’NDA DÜZYAZI
Divan, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]e ağırlık veren bir edebiyattır. Düzyazı, ancak bilimsel çalışmalarda, tarihlerde, kimi sanatsal metinlerde ve gezi türü eserlerde kullanılmıştır.
Divan Edebiyatı’nda düzyazılar, yazılış amacı ve dil tutumu dikkate alınarak üçe ayrılır:
1. Sanatlı(süslü) Düzyazı
Söz ustalığı göstermek amacıyla yazılır. Sinan Paşa’nın Tazarru’at adlı eseri, bu türün en tanınmış örneğidir. Sanatlı düzyazıya inşa denir
2. Orta Düzyazı
Yer yer ağır ve süslü, yer yer sade bir dille yazılan düzyazılardır. Genellikle tarih kitaplarında bu düzyazı türü görülür. Osmanlılar zamanında tarihçilik,”vakanüvis” adı altında yürütülen bir tür memurluktu. Sarayda görevlendirilen vakanüvisler, önemli önemsiz her olayı günü gününe notlar halinde yazarlardı. Bu eserler, olay anlatımına dayalı olduğundan, bilimsel tarih anlayışıyla bağdaşmaz. Divan döneminin başlıca tarihçileri arasında Aşıkpaşazade ,Ali, Ebülgazi Bahadır Han,Naima, Peçevi, Mütercim Asım sayılabilir.
3. Sade Düzyazı
Dil ve anlatım ustalığının değil, ele alınan konunun önem taşıdığı düzyazı türüdür. Bu anlayış nedeniyle, sade [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]larda ustaca söz söyleme çabası görülmez; dil açık, yalın, doğaldır. Bu düzyazı türünü kullananlardan başlıcaları şunlardır: Mercimek Ahmet , [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] (Eseri:[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]).
Yukarıdaki Bilgiler Yeterli Gelmedi mi Sorun Değil Aşağıdaki Sayfalarımızla İlgilenebilirsiniz Smile)



[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

avatar
CeydaYılmaz
Genç Üye
Genç Üye
<b>Cinsiyet</b>Kadın Yaş : 29
<b>REP GÜCÜ</b> REP GÜCÜ : 283
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 173
<b>Kayıt Tarihi</b> Kayıt Tarihi : 24/02/10
<b>Doğum Tarihi</b> Doğum Tarihi : 01/01/88
<b>Nerden</b> Nerden : İzmir
<b>İş/Hobiler</b> İş/Hobiler : İşsiz


Cüzdan Sistemi
Para Para:
Altın Altın:

Geri: Divan Edebiyatının Nazım Biçimleri Nelerdir

Bir Paz Mayıs 02 2010, 13:01
Arakdaşalra lazım olacağına inanıyorum Very Happy
Sponsored content

Geri: Divan Edebiyatının Nazım Biçimleri Nelerdir

Önceki başlıkSayfa başına dönSonraki başlık
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz